ARAMA
HIZLI MENÜ
Haberler
Akış ve Samancı, Konferansta Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni Anlattı Akış ve Samancı,  Konferansta Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni Anlattı
Cumhurbaşkanı Başdanışmanları Mustafa Akış ve Gülay Samancı, Beyşehir ilçesinde düzenlenen konferansta Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin yeni süreçte Türkiye’ye neler getireceğini anlattı.

Beyşehir Kültür ve Yaşam Merkezi’nde düzenlenen konferansa Cumhurbaşkanı Başdanışmanları Mustafa Akış ve Gülay Samancı, Beyşehir Kaymakamı Muzaffer Şahiner, Beyşehir Belediye Başkanı Murat Özaltun, AK Parti İlçe Başkanı Mustafa Şenol, MHP İlçe Başkanı Muzaffer Duymuş, kurum amirleri, sivil toplum örgütü temsilcileri, meclis üyeleri, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı.

Konferansın açılışında kürsüye gelen Belediye Başkanı Murat Özaltun, ilçeye kazandırılan devlet ve belediye yatırımlarından söz etti. Beyşehir’e hizmet etmeye hız kesmeden devam ettiklerini anlatan Özaltun, ilçeye hizmet etme aşkıyla yandıklarını, hizmet noktasında elde ettikleri başarının temel sebebinin de bu ve ekip ruhu içerisinde birlikte hareket ederek çalışmak olduğunu belirtti. Bölgeye yapılacak daha pekçok hizmet ve iş olduğunu da vurgulayan Özaltun, verilen bu desteğin sürmesiyle birlikte başaramayacakları hiçbir işin olmadığını kaydetti. Özaltun, 16 Nisan’da yapılacak halk oylamasına da değinirken, Beyşehir özelinde de  tarihi rekor kıracaklarına inandıklarını belirtti.

YENİ TÜRKİYE’DE NASIL BİR TABLO ORTAYA ÇIKACAK?

Konferansta salonu dolduran katılımcılara Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini’ni anlatan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mustafa Akış, yeni dönemde nasıl bir sistem getirilmek istendiğini, bununla birlikte yeni Türkiye’de ortaya çıkacak tablonun nasıl olacağı ile ilgili bilgilendirmede bulundu.

Cumhurbaşkanlığı sisteminin neleri içerdiği ile ilgili de konuşan Akış, sunumuna işin felsefesinden, tarihsel sürecinden bahsederek başladı.

Türkiye’de bugün çok temel bir tartışma yaptıklarını vurgulayan Akış, dünyada devletlerin kurulduklarında başkaca örnekleri ellerine alıp o örnekleri kendi siyasal ve tarihsel tecrübeleriyle destekleyip kendilerine özgü model kurgulayabilmiş olduklarını anlattı. Akış, “Ama biz bugüne kadar kendi siyasal ve tarihsel tecrübelerimizi ortaya koyduğumuz bir hükmet sistemini  maalesef inşa edememişiz. Ve biz 1876’dan bu yana hükümet sistemini tartışıyoruz. Bize  istikrarı getirecek, ama bizi ekonomi ve dış politikada güçlendirecek ve bir vizyon koyarak hedeflerimize ulaştıracak hükümet sitemini maalesef bugüne kadar inşa edememişiz.” diye konuştu.

Devletlerin kurulduklarında öncelikle devlet rejimine karar verdiğini ifade eden Akış, “Cumhuriyet mi olacaklar, monarşi mi olacaklar. Devletler bu kararı verdikten sonra devletler, devlet şekline karar verirler. Üniter mi olacaklar, yoksa federatif bir yapıda mı olacaklar; üçüncüsü ise hükümet sistemine karar verirler. Yani ‘biz bugün çok temel bir tartışma yapıyoruz’ dedim ya, biz devletler kurulduğunda en önemli üçüncü safhayı bugün tartışıyoruz.”ifadelerine yer verirken, şöyle devam etti:

“Dünyada tüm devletler, Amerika rejimli cumhuriyet devlet şekli, federal hükümet sistemi başkanlık, İngiltere’nin rejimi monarşi devlet şekli, üniter hükümet sistemi parlementer, Fransa’nın rejimi cumhuriyet devlet şekli üniter hükümet sistemi yarı başkanlık, Almanya’nın rejimi cumhuriyet devlet şekli federal hükümet sistemi parlementer. Yani herkes kendine göre kendi rejimini kendi devlet şeklini ve kendi hükümet sistemini inşa etmiş çok değişik varyasyonlarla. Hiç biri, birinin olmazsa olmazı değil. Diyorlar ya işte şu olursa arkasında federal bir sitemin olması gerekir. Öyle bir şey yok. İşte bu dünyanın önemli ülkelerine baktığımız zaman karşılaştığımız tabloda durum bu. Biz de bugün, bu temel tartışmayı yapıyoruz. Biz cumhuriyet rejiminin üstüne, üniter yapımızın üstüne hangi hükümet sistemi bizi 2023’e, 2053’e ve 2071’e götürür bunun tartışmasını yapıyoruz. Mevcut sistemden şöyle bir bahsedelim. 1876’dan bu yana tartışıyoruz. Türkiye’de parlementer sistemin adımlarının atılmaya başlandığı tarihten bu yana o gün bugündür yaptığımız bir tartışma. Peki burada karşımıza çıkan arızalar neler değerli dostlar burada karşımıza çıkan arızalardan birisi seçkincilik. Anayasa devleti toplumun karşısında sınırlandırmak için yapılır ve toplum tarafından yapılır. Ancak bizde ki anayasalar öyle olmamış. Bizde ki anayasalar devlet karşısında toplumu hizaya sokmak için yapılmış bugüne kadar. Bu anlayış hakim olmuş. Bu anlayışın en önemli faktörü öne çıkan en önemli hususlardan birisi seçkincilik. Yani anayasalar bizde halk ve millet hata yaparsa zihniyeti ile yapılmış. Dolayısıyla seçkincilik, jakobenizm her zaman ön planda olmuş. Anayasa yaparken bu zihniyet ön plana çıkmış. Sene 1935 genç cumhuriyet 12 yaşında. İstanbul en bunaltıcı yazlarından bir tanesini yaşıyor.  Caddebostan ise İstanbul’un en elit semtlerinden birisi. En seçkinlerin yaşadığı yerlerinden birisi. İstanbul’un en büyük plajı da Caddebostan’da. O bunaltıcı yazda İstanbul’un arka mahallelerinde yaşayanlar işte o elit Caddebostan’ın plajına akın ediyorlar. Ve o gün gerçekten çok kalabalık bir yaz günü yaşanıyor o plajda. Bir gün sonra cumhuriyet gazetesi baş sayfadan bu haberi şu şekilde veriyor. ‘Halk plajlara hücum etti, vatandaş denize giremedi’ işte seçkincilik bu. Yani halkla vatandaşı ayrı tutan devletin sahibi olarak vatandaşı ama asla halkı görmeyen anlayış bizim anayasa yapım sürecimizde her zaman etkili olmuş. İstanbul’un arka mahallerinde yaşayan Türkiye’nin dört bir yanından rızk kazanmak için İstanbul’a gelenler halk ama Caddebostan’da yaşayan elitler ise bu devletin vatandaşı olmuş. İşte bu seçkincilik zihniyet bizim anayasa yapım süreçlerimize de sirayet etmiş ve bu seçkincilikle anayasalarımız yapılmış. Halka karışı devleti korumak için.”

NEDEN BÖYLE BİR DEĞİŞİKLİĞE İHTİYAÇ DUYULDU?

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Gülay Samancı da, sunumunda değişiklik maddelerinden ve 15 yıllık AK Parti sürecinde geçirilen safhalardan söz etti. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine giderken neden böyle bir değişikliğe ihtiyaç duyduklarını anlatan Samancı, muhalefet partisi MHP ile beraber AK Parti iktidarı ile birlikte hareket etmek suretiyle Türkiye’de istikrarsızlığın sonuna doğru 16 Nisan’da son noktayı hep beraber vurmuş olacaklarını belirtti. Getirilen sistemde ne tür değişiklikler yapacakları hakkında bilgiler veren Samancı, parlamenter sistemin hükümetin bakanlarının milletvekilleri arasından seçilmiş bir sistem olduğunu vurgulayarak, “Peki milletvekilleri hükümetlerin  kurulmasında ve yıkılmasında nasıl bir aktiviteye  fonksiyona sahip oldular? Eski gazete başlıklarından da  anlaşılacağı üzere  milletvekilleriyle  kulislerde  pazarlıkların yapıldığı  bir ortam sözkonusu oldu,  oysa biz milletvekillerini  siyasi partilerimize oy verirken niçin gönderiyoruz  TBMM’ye;  bizleri daha iyi bir  şekilde  temsil etsinler,  toplum içerisinde  yaşamış olduğumuz sıkıntıları  ortak akla hitap  edecek şekilde  çözümler bulsunlar,  kanunlar çıkarsınlar,  bizim karşımıza  memleketi  ferahlatmış olarak  çıksınlar diye…  Ama tam tersi bir durum oluyordu, özellikle  koalisyon dönemlerinde  tek parti iktidarları dönemlerine baktığımızda  istikrarın  ve istikrarla beraber  ekonomik gelişme, kalkınma,  insan hak ve hürriyetleri , demokratikleşme konusundaki adımların net bir şekilde  atılmış olduğunu  kendi hayatımızdaki  rahatlamalarla fark edebiliyorduk. Koalisyon   ortamında nasıl oldu? Atılmış olan bu kalkınmaya yönelik olarak adımların hepsi tek tek geriye döküldü, şimdi niye getiriyoruz, bundan sonra artık istikrarsızlığa, koalisyona  son noktayı  koyuyoruz.  Peki bunu nasıl yapacağız? Bunu cumhurbaşkanı, yani hükümetin başını, devlet başını, icraatın  başını  bizzat bizler  seçmek suretiyle  artık  televizyonların başında  ‘cumhurbaşkanı acaba  kime hükümeti kurma görevini  verecek’ diye  bundan sonra  bakmıyoruz. Doğrudan doğruya, seçimi bizler, yani halk, millet yapmış olacak. Biz belirleyeceğiz hükümeti, biz belirleyeceğiz.”

Akış ve Samancı, sunumlarının ardından katılımcılardan gelen soruları cevaplandırdı.

13 Nisan 2017, Perşembe - 585


T.C. Beyşehir Belediye Başkanlığı - Copyright 2017 © - Bilgi İşlem Müdürlüğü