ARAMA
HIZLI MENÜ
Haberler
Türkiye’yi Ağlatan Adam Yine Hem Ağladı, Hem Ağlattı Türkiye’yi Ağlatan Adam Yine Hem Ağladı, Hem Ağlattı
Türkiye’nin ‘siyah pantolon’ hikayesiyle tanıdığı Alişan Kapaklıkaya, katıldığı konferansta kendisine yapılan sürpriz üzerine hem ağladı, hem de kendisine bu anlamlı sürprizi yapan Belediye Başkanı Murat Özaltun ile salonu dolduran herkesi ağlattı.

Eğitimci Yazar Alişan Kapaklıkaya, Beyşehir Belediyesi tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında Beyşehir Belediyesi Kültür ve Yaşam Merkezi’nde düzenlenen konuşmacı olarak katıldığı “Evimizi nasıl cennete çevirebiliriz” konulu konferansta Beyşehirli kadınlarla buluştu.

Konferansın açılış konuşmasında kürsüye gelen Beyşehir Belediye Başkanı Murat Özaltun, salonu hınca hınç dolduran katılımcılara gösterdiği yoğun ilgiden dolayı teşekkür etti. Beyşehirli kadınların ve tüm dünyadaki kadınların gününü kutlayan Özaltun, bu kapsamda Türkiye’nin “siyah pantolon” hikayesiyle tanıdığı Eğitimci Yazar Alişan Kapaklıkaya’yı Beyşehirli kadınlarla buluşturduklarını belirtti. Konuşmasında, Beyşehir’deki çeşitli programlara konuşmacı olarak katılanlara ya da ilçeyi ziyarete gelenlere çeşitli hediyeler verdiklerini anlatan Özaltun, Alişan Kapaklıkaya’ya ise farklı bir hediye vermek istediklerini belirterek gerçekleştirdikleri sürprizin ayrıntılarının yer aldığı videoyu salondaki kalabalıkla birlikte izletti. 

Videoda, Beyşehir Belediye Başkanı Murat Özaltun’un konferans öncesinde Beyşehir Gölü kıyısındaki Vuslat Parkı’nda bir süre önce kaybettiği kızı Zuhal ve daha öncesinde hayata veda eden kardeşi Rafet Kapaklıkaya’nın hatırasını yaşatmak için toprakla buluşturulan iki ağacı gören Alişan Kapaklıkaya, kendisine yapılan bu sürpriz üzerine gözyaşlarına hakim olamadı.

AĞLATAN ANLAMLI VİDEO…

Videonun izlenmesinin ardından salonda duygusal anlar yaşanırken, kendisi de gözyaşlarına hakim olamayan Belediye Başkanı Murat Özaltun, “Bugün Dünya Kadınlar Günü. Aynı zamanda anneler günü. Allah’ım hiçbir anneye evlat acısı tattırmasın. Çünkü, biz şunu biliyoruz, şu anda Afrin’de kahraman Türk ordumuz, kahramanca mücadele ediyor. Niçin? Bizim buralarda biraraya gelebilmemiz adına. Orada mücadele eden askerler yine bizim annelerimizin çocukları, bizim kınalı kuzularımız, Allah’ım inşallah onların burunlarını kanatmasın, Allah’ım hiçbir kadına, hiçbir anneye evlat acısı tattırmasın. Buradan Alişan Bey’e tekrar söylüyoruz. Hem evlat acısı yaşamış, hem kardeş acısı yaşamış ve ona rağmen hayat dolu, kendisine çok teşekkür ediyoruz.Allah’ım başta Cumhurbaşkanımızın ve bu memleket için canını veren, canını vermek isteyen ve iyi niyetle düşünen ve çalışan bütün yöneticilerimizin yar ve yardımcısı olsun.” şeklinde konuştu.

Beyşehir Belediye Başkanı Murat Özaltun’a bu anlamlı sürprizinden dolayı teşekkür eden ve çok etkilendiğini belirten Alişan Kapaklıkaya ise,kızı ve kardeşinin hatırası için dikilen fidanları yerinde görmek için tekrar Beyşehir’e geleceğini söyledi.

KIZININ VASİYETİNİ ANLATTI

 Kapaklıkaya,  konuşmasına 62 gün önce kaybettiği kızının kendisine olan vasiyetini anlatarak başlarken, kızının hayatta iken, “Baba, konferanslardan ücret alıyor musun?” diye sorduğunda “evet” cevabı vermesi üzerine, “Bir kişi esniyor mu?” sorusuyla karşılaştığını ve niye bu soruyu yönelttiğini kendisine ilettiğinde ise, “Bir kişi esniyorsa, aldığın parayı iade et. Sen kul hakkı yemiş olmuyor musun? Hem sahneye çıkıyorsun, insanlara bir şey anlatacaksın, hem de insanlar, seni dinlerken esneyecek. O zaman sana yazık baba. Eğer bir kişinin canını sıkarsan, uykusunu getirirsen, onu güldürmezsen, yüreğine, gönlüne dokunmazsan, ben de sana hakkımı helal etmem” şeklindeki sözlerini aktaran Kapaklıkaya, yaşadığı evlat acısı ile ilgili olarak, “İsyan edesin gelmiyor mu? Evladın öldü” diyorlar. İyi de Allah bana 3 tane evlat verirken iyi de, biriyle imtihan ederken haşa kötü mü oluyor yani. Ben kadere boyun eğmişim. Rabbim hakkımda ne veriyorsa, hayırlısını veriyor, buna inanıyorum. İnanıyorum ki, kızımın da ruhu şurada köşededir, herhalde bana el sallıyordur. Hakikaten insanlar inanmasa, güvenmese salonlara gelmezler.” ifadelerini kullandı.

“HİÇ DERS ÇALIŞ DEMEDEN, ÇOCUKLAR NASIL MASA BAŞINA OTURTULABİLİR?”

İki bölümden oluşan konferansının ilk kısmında yıkılan yuvasını nasıl toparladığını anlatan Kapaklıkaya, ikinci bölümde ise çocuklara hiç ‘ders çalış’ demeden onların nasıl masa başına oturtulabileceğinin sırrını, püf noktalarını anlattı.

Çocuklarına bugüne kadar hiç ‘ders çalış’ demediğini, onların da büyük bir saygıyla kendilerini dinleyip hiç çalışmadıklarını ancak birisinin psikolog, diğerinin makine mühendisi olduğunu ve en küçük kızının ise son olarak en düşük ders notu 95 olan kendisine karne hediyesi verdiğini anlatan Kapaklıkaya, “Ben insanlara, Türkiye’ye sevgiyi anlatmaya çalışıyorum. İnsanlara, sevginin zamanında gösterilmesi gerektiğini anlatıyorum.Belediye Başkanımıza çok teşekkür ediyorum. Acılar yaşadığımı söyledi, bana. Diyor ki, ‘sen çok tatlı adamsın’. Öyle mi? Kardeşimi kaybettim, babam Allah’a gitti, eşimden ayrıldım 1,5 sene ayrı yaşadım, ev cehennem oldu, 62 gün önce kızım Allah’a gitti. Ben bütün bu yaşadığım acıları, Allah bana nasıl bir ders vermek istiyor, tevekkülle karşılayarak, yaşam kaliteme daha insanlara faydalı olacak  dersleri nasıl alabilirim diye düşünerek, ben hayata öyle bakıyorum artık.İsyan etmek işin kolay tarafı,  ama bu insanlara ne katar veya öbür dünyanıza ne katar onu bilmiyorum” sözlerine yer verdi.

“BAŞARISIZLIK DİYE BİR ŞEY YOKTUR”

Kapaklıkaya, “Çocuklara ne diyorsunuz; ‘yavrum sınav yaklaşıyor, bak testler nasıl sıkıştı bırak telefonu bilgisayarı git çalış’ dediğinizde size ‘anne valla çok haklısın ha,hemen telefonuma bakmıyorum, televizyonu kapatıyor,ders çalışmaya gidiyorum’ diyen bir tane çocuğa rastladınız mı? ‘Şiştt, ne gıcık ya bunlar…’ İşte ben çocuklarıma ‘çalış’ demeden başarılı oldular, onlara ne uyguladım, kendi gerçeğimi… Ben gerçeğim ha, beni insanlar niye seviyor zannediyorsunuz, siz benim anlattıklarımı dinlemezsiniz, benim anlattıklarımı anlamazsınız siz ama benim anlattıklarımı değil kalbimden geçenleri daha iyi hissedersiniz. Benim kızım o yüzden derdi bana ‘baba bir söz bizim neremizden çıkarsa karşıdakinin orasında yer bulur’  diye.Yürekten çıkan bir ses, karşıdakinin yüreğinde yer bulurken, bizim  kendimizin dahi inanmadığı söz karşıya asla tesir etmez” dedi.

Kapaklıkaya, insan beyninin iki bölümden oluştuğunu anlatarak, herkesin öğrenebileceğini, ama herkesin aynı biçimde öğrenemeyeceğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Başarısızlık diye bir şey yoktur. Her anne babanın bir konuşma biçimi, her öğretmenin bir ders anlatma biçimi vardır. Her çocuğun da bir dersi anlama ve öğrenme biçimi vardır. Bizim başarısızlık zannettiğimiz şey öğretmenlerin dersi anlama biçimi ile öğrencilerin dersi anlama biçiminin uyuşmamasından kaynaklanan bir durumdur. Bakın beynimizin bir solu var bir de sağı var. Beynimizin sağı vücudumuzun solunu, beynimizin solu vücudumuzun sağını yönetir. Beyin çapraz çalışır. Mesela bir insanın sağ kulağından ‘seni seviyorum’ demenizle sol kulağınızdan ‘seni seviyorum’ demeniz arasında dağlar kadar fark vardır. Bir çocuğa sağ kulağından ‘çalış yavrum demenizle, sol kulağınızdan ‘çalış’ demeniz arasında dağlar kadar fark vardır. Beynimizin solunda akıl, mantık, karma, kural, detay, disiplin, konuşma, matematik, tertip, düzen bunlar vardır. Beynimizin sağında hayal, müzik, yaratıcılık… Yaratıcılık Allah’a mahsustur ben icat olarak diyorum, üreticilik, sanat, spor, sıra dışılık beynin sağıyla ilgilidir. Bazı insanlar beynin sağını kullanır, bazı insanlar solunu bazıları iki tarafını birden, bazı insanlar ne hikmetse beyninin hiçbir tarafını kullanmazlar. Mesela bazı ana babalar beynin solunu kullanır, çocuklar sağını kullanır. Ana babalar çocuklara ‘yavrum akıllı ol, ödevini yap, çalış’ der, bunu duyan çocuklar ‘teşekkür ederim hemen çalışıyorum’ demezler. Şimdi bir arabanız varsa benzinliyse siz depoya zeytinyağı doldurduğunuzda araba çalışmaz. Arabanız mazotluysa depoya süt, ayran doldurduğunuzda araba çalışmaz. Bu araba bozuk, yakıt bozuk anlamına gelmez. Doğru yakıtı, doğru yerde kullanmadığımız anlamına gelir. Ben bu örnekleri hep Peygamberimiz Hazreti Muhammed’den öğrendim, Kur’an-ı Kerim’den öğrendim. Diyor ki ‘sevdirin, korkutmayın, eziyet ettirmeyin, müjdeleyin’ Yani kolaylaştırın, zorlaştırmayın.”

Belediye Başkanı Murat Özaltun, konferansının sonunda Alişan Kapaklıkaya’ya Beyşehir’i yansıtan bir duvar saati hediye etti. Kapaklıkaya, programının sonunda sevenleri için kitaplarını da imzaladı.

8 Mart 2018, Perşembe - 861


T.C. Beyşehir Belediye Başkanlığı - Copyright 2018 © - Bilgi İşlem Müdürlüğü